Kelebeğin Rüyası filmi online full izle
22Feb/130

Kelebeğin Rüyası

kelebegin-ruyasi-filmiYönetmenliğini ve senaristliğini Yılmaz Erdoğan'ın yaptığı 'Kelebeğin Rüyası'nda, Erdoğan'ın yanı sıra Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Belçim Bilgin ile Farah Zeynep Abdullah rol alıyor.

Çekimleri Zonguldak ve İstanbul'da gerçekleştirilen dram türündeki filmin konusu şöyle:

'Zonguldak'ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadır. Belediye Başkanının kızı Suzan'ın Zonguldak'a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer'in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940'lı yılların vebası olan verem, iki genci ve insanlığı git gide tehdit etmektedir.'

Behçet Necatigil’in öğrencileri Muzaffer Tayyip ve Rüştü Onur’un aşk, umut, yükseliş ve veremle şiirsel mücadelesini 1941 bazlı ele alan bir Yılmaz Erdoğan ürünü. “Kelebeğin Rüyası”, Mahsun Kırmızıgül’ün sinemamıza soktuğu ‘2.35:1’de Hollywood estetiği’ atılımını sonuna kadar kullanma sevdasına düşerken “Titanic”ten “Kan Dökülecek”e uzanan somut ve ‘destansı’ etki yaratan popüler kültür referanslarıyla da örülüyor. Bu konuda görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki’nin solgun renk skalasındaki incelikli çalışma, kurgucu Bora Gökşingöl’ün ana akım anlatıyı akıcı hale getirme adına kullandığı zeki kurgu geçişleri, Rahman Altın’ın ise sarsıcı müzik skalası büyük bir güce dönüşüyor. Böylece karşımıza 2000’lerde yükselişe geçen kaliteli popüler sinema ürünlerinden biri daha çıkıyor. Erdoğan’a da önerimiz “Kelebeğin Rüyası”nı gerçek sinema kariyerinin başlangıcı olarak görüp bundan sonra adımlarını ona göre atması. Son bir not olarak filmin, sinemamıza ‘helikopter kamera’yı armağan eden yaratıcının burada da ‘wirecam’i sokması ve belki de Tiryaki’nin katkısıyla tarihimizin en unutulmaz açılış sekansına imza atmasıyla da akıllarda yer edeceğini not düşelim.

‘Vizontele’ serisiyle sinemaya giriş yapan Yılmaz Erdoğan, aslında ilk bakışta özgüven patlamasından ziyade sağduyu ve alçakgönüllük taşıyordu. “Vizontele”de (2001) yanına Ömer Faruk Sorak’ı alıp ‘teknik işler’in sorumluluğunu üstlenmeyerek sadece oyuncu yönetimini ve senaryoyu idare etmeyi seçmesi de bu duruşunu kanıtladı. Bu zamana kadar ise serinin sözünü ettiğimiz ilk ayağı, yaratıcının kaleminin yetkinliği, köy komedisi düşüncesinin samimiyeti ve gözlemci karakter çıkarımlarıyla en kayda değer işiydi. Ancak “Kelebeğin Rüyası” (2013) aradaki yalpalanmaları ‘yeni bir başlangıç’ adına bertaraf ediyor. En azından öyle bir etki yaratmasını umduğumuzu söyleyebiliriz.


Yorumlar (0)

:)


Yorum Yaz

No trackbacks yet.